Depresyon Türleri

Depresyon hemen hemen her yaşta ortaya çıkabilir, hatta çocuklarda olması da normal ve mümkündür. Üstelik depresyon tek bir çeşit değildir, birden fazla türü vardır. İşte bu konuda sıkıntı yaşayan kişilerin önce depresyonda olduklarını farkettikleri an ikinci adım olarak hangi tür bir depresyon içinde olduklarını anlamaları önemli.

İşte depresyon türleri…

Maskeli depresyon: Tipik depresyon belirtilerinin, sanki maskelenmiş gibi görüldüğü depresyon türüdür. Vücudun değişik yerlerinde ağrı, sızı, uyuşmalar, iştah artışı veya azalması, alkol veya madde kullanımı görülebilir.

Atipik depresyon: Depresif duygu durum görülmesine rağmen, depresyon tanısı koymada kullanılan tipik belirtilerin görülmediği depresyon türüdür.

Postpartum (doğum sonrası görülen) depresyon: Doğumdan sonraki 4 hafta içinde annede ortaya çıkan, duygu durumda çökme, halsizlik, bitkinlik, yorgunluk, moral bozukluğu, ilgi ve istek kaybı, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, sinirlilik, uyku ve iştah bozukluğu, umutsuzluk, değersizlik düşüncesi, kendine zarar verme şeklinde olumsuz düşüncelerin olduğu depresyon türüdür.

Distimik bozukluk: En az iki yıl boyunca, hemen her gün ağır olmayan düzeyde depresyon belirtileri vardır.

Organik kökenli depresyon: Bu depresyon türü, fiziksel bir hastalığa bağlı ortaya çıkar. Kanser, hormonal bozukluklar (özellikle hipotiroidi), fiziksel travmalar, tekrarlayan ya da ağır ameliyatlar, enfeksiyonlar örnek olarak verilebilir.

Psikotik belirtili depresyon: Depresyon belirtilerine kimi zaman halüsinasyon (varsanı) ve hezeyan (sanrı) eklenmesidir. Halüsinasyonlar, beş duyu organımızla ilişkilidir. Yani görme, işitme, tat, dokunma, koku şeklinde halüsinasyonlar görülebilir. En sık görülenler işitme ve görme halüsinasyonlarıdır. Hezeyanlar ise, düşüncelerde meydana gelen bozulmalardır. Bu bozulmalar çeşitli şekillerde ortaya çıkar. Başlıca değersizlik, günahkârlık, cezalandırılma yönünde olan hezeyanlar zarar görme, aşırı alınganlık ve anlam çıkarma, bedensel hastalık olduğuna dair kuvvetli inanç şeklinde de görülebilir.

Mevsimsel depresyon: En az iki yıl üst üste olmak kaydıyla, yılın belli dönemlerinde ortaya çıkan, sebep olarak herhangi bir yaşam olayının gösterilemediği duygu durum çökmelerine mevsimsel depresyon denir. Gün ışığının azalmaya başladığı sonbahar ve kış ayları mevsimsel depresyon açısından yüksek risk taşıyan dönemlerdir. Ancak, ilkbahar ve yaz aylarında da görülebilir. Soy geçmişte bipolar bozukluk (manik depresif bozukluk), depresyon gibi hastalıkların olması, kadın cinsiyet, zor yaşam koşulları, ağır fiziksel hastalıklar, gün ışığından az yararlanan bölgeler (kutuplara yakın olan bölgeler gibi) mevsimsel depresyon açısından riski artırır.

 

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × five =